Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz, binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan SPA, yüz ve vücut bakımının yanı sıra ruhsal açıdan da çok yararlı bir terapi niteliği taşıyor. “Su ile gelen güzellik” anlamındaki bu yöntemi banyolarınızda çeşitli tariflerle uygulayabilir ve bunu bir yaşam tarzı haline getirebilirsiniz.
Doğal kaynak suları geçmişten günümüze pek çok hastalığın ilacı olarak görülüyor. Geçmişte şifalı olarak görülen doğal kaynak suları, mistik yönden büyük anlam taşıdığı gibi iyileşme ve rehabilitasyon merkezlerinde doktor denetiminde hidroterapi yöntemi olarak da kullanılıyor. Şu sıralar adını sık sık duyduğumuz SPA- Salus Per Aquam yani ‘su ile gelen güzellik’ yöntemi de hem fiziğiniz hem de ruhunuz için birçok yarar sağlıyor.
Eskilerden bugüne dinlenme ve ferahlama duygularının edinildiği bütünleyici terapi olarak görülen Spa, Mezopotamya ve Mısırlılarla başlayarak Bizanslıların ödünç aldığı, Osmanlının geliştirdiği, Japonlar ile Batı Avrupalıların günümüze taşıdığı köklü bir gelenek. Japon, Çin, Yunan ve Roma medeniyetlerinde sıcak su, yorgunluğun giderilmesi, yaraların daha hızlı iyileşmesi ve enerji kaybının giderilmesi için kullanılıyordu. Uzun geçmişi boyunca adeta tedavi niteliği taşıyan Spa, çeşitli bakım yöntemleriyle birlikte uygulanıyor. Rahatlamak için bitki ya da çiçek yağlarının kullanıldığı aromaterapi yöntemi, gözeneklerin açılması ve toksinlerin atılması için buhar odaları, deniz suları ile yapılan bakımlar, çamur bakımı, çeşitli masaj teknikleri, vücuttaki ölü deri için fırçalama, farklı ısı ve basınçtaki suyun kullanılarak vücudun negatif enerjiden arındırılması ve daha fazlası bu bakımların bir kısmını oluşturuyor.
Tüm bu yöntemlerle gelişen ve tedavi etme özelliğine de sahip olan Spa tekniğini, banyonuzda şifalı otlar, bitkiler ve birçok doğal kaynağı kullanarak çeşitli tariflerle uygulayabilirsiniz. Günün stres ve yorgunluğunu üzerinizden alan, cildinizi daha güzel bir görünüme kavuşturan bitkisel ve doğal özlerle bütünleşen rahatlatıcı banyolar, her zaman uygulayabileceğiniz bir yöntem. Özel bitkisel karışımlarla hazırlanmış bu banyolar, rahatsızlıkların tedavisinde etkili olmanın yanı sıra güzelliğiniz için de pek çok alternatif sunuyor. Bununla birlikte soğuk algınlığı başlangıcında alınan ve bitki katkısı içeren bir banyo sağlığınızı korurken, hazırladığınız çeşitli karışımlarla da cildinizdeki güzelliği yakalayabilirsiniz. Üstelik bademyağından okaliptüs yağına, lavanta yağından papatya özüne kadar oldukça fazla seçeneğiniz var.
İşte cildinizi ve beden sağlığınızı koruyacak, kendinizi daha huzurlu hissetmenizi sağlayacak bir banyo için birkaç tavsiye:
- İltihaplı, sivilceli cilt için: Ebegümeci banyosu
50g kurutulmuş veya 100g taze ebegümeci çiçeği ve yaprağı ince kıyılmış olarak kaynar derecedeki 2 litre suyla haşlanır, soğuyana kadar demlenmeye bırakılır, süzülür ve banyo suyuna eklenir.
-Yağlı cilt için: Elma sirkesi banyosu
¼ litre elma sirkesi banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra duş almamalısınız, sirkeli su derinin üstünde kurumalıdır. Daha sonra yağlı olmayan bir nemlendirici kullanın.
-Kuru ve duyarlı deri için: Yağsız süt banyosu
Yağı alınmış 2 litre süt, banyo suyuna ekleyin. Banyodan sonra ılık bir duş alın. Eğer kuru deriye banyodan önce 2 yemek kaşığı zeytinyağı yedirilirse, süt banyosu çok daha etkili olacaktır.
-Kırışıklar için: Süt-bal banyosu
2 bardak ılık sütte 2 yemek kaşığı dolusu bal iyice eritilir, 1 tatlı kaşığı badem yağı eklenir ve kapalı bir kavanozda iyice çalkalandıktan sonra banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra sıcak duş alınır ve hafifçe kurulanılır.
Didem KOCA |