|
Aile toplumun yapı taşlarından biridir; anne, baba ve çocuklardan oluşur. Çocukların yetişmesinde ailenin fonksiyonu önemlidir. Sorumluluk ailede başlar. Ayrıca aile demokrasinin de bir örneğidir. Fertlerin birbirlerine karşı davranış biçimleri, saygı ve sevgi tohumları ailede atılır. Davranışların şekillenmesi, fiziksel yapının büyümesi, ruhsal yapının olgunlaşması ailede olur. Bireylerin birbirlerine karşı sorumlulukları ailede yeşerir. Toplumda manevi yönden kutsal olan ailenin, bireylerine karşı hak ve ödevleri vardır.
Çocuklar önce ailesini örnek alırlar. Ailede sorumlu olan anne ve baba, çocuklarına vereceği kavramları iyi tespit etmelidir. Bu kavramlardan sevgi ve zamanı ele alalım. Aile çocuklara sevgi ile yaklaşmalı, onların duygularını birlikte paylaşmalı, zaman ayırmalı, oyun oynamalı, hayallerini süsleyecek masallar anlatmalı ve en önemlisi de onlara değer verildiğini sevgi ile kanıtlamalıdır. Onların duygu ve düşüncelerini paylaşmak, hareketlerine ilgi göstermek kişilik kazanmalarında önemli rol oynar.
Aile çocuklarına toplumun birer üyesi olduğu bilincini aşılar, olumlu ilişkiler kurarak başarılı bireylerin yetişmesinde örnek olur. Onların ahlaklı yetişmeleri için gerekli olan bilgi, beceri ve davranışları kazanmalarını sağlar.
Unutmamak gerekir; çocuklar davranışlarını genellikle taklit yolu ile öğrenirler. Anne, baba, arkadaş hatta izledikleri bir çizgi film kahramanını kendilerine örnek alırlar. Hareketlerini gözlemleyerek aynısını yapmaya çalışırlar. Örnek alınan kişilerin, davranışların çocuğun şekillenmesindeki rolleri küçümsenemez. O halde sorumlu olduğunuz çocukların yetişmesinde aile faktörü önem arz eder. Öğrenme çağındaki çocukların zeka gelişmelerine paralel olarak hayatı anlamalarında, davranış ve kişilik temellerinin oluşmasında ailenin ne kadar önemli olduğu bilinmelidir.
Ayrıca çocuklar ailede güzel konuşmak gibi geliştirilen davranışları da öğrenirler. Taklit kolay bir davranış biçimi değildir. Çocukların da iyi davranışlar kazanması için ailenin örnek davranışlar sergilemesi gerekir. Çünkü birey her alan ve mekanda gözlemcidir. Bu nedenle yaşadığı ortamda olumlu veya olumsuz davranışlardan etkilenir. Şartlar ne olursa olsun şiddetten kaçınılması gereklidir.
Beceri fiziksel davranışlarla, kabiliyet zihinsel davranışlarla olgunlaşır. Çocuklar oyun oynarken bile içlerindeki yetenek ve beceriler ortaya çıkar. Bireyin içinde öğrenme güdüsü vardır. Bazıları oyuncakları yapıp bozarak veya bir takım şeyleri deneyerek öğrenirler. Sert ve yumuşak arasındaki farkı dokunarak, sıcak ile soğuk arasındaki farkı da hissederek anlarlar. Olumlu davranışların ödüllendirilmesi onlarda olumlu davranışların kazanılmasını sağlar. Ancak çocuklarda bir takım davranış bozuklukları da görülebilir. Bunlardan bazıları hırçınlık ve kıskançlıktır. Bu davranışlar aileyi sıkıntıya sokar. Genel olarak hırçınlık; isteklerin yapılmamasından, kıskançlık ise kendine ilgi gösterilmemesinden kaynaklanır. Bu tür davranış bozuklukları sevgi, hoşgörü ve sabırla giderilir. Olumlu davranışların artması olumsuz davranışların terk edilmesini sağlar.
Hızla gelişen ve değişen dünyamızda çocukları topluma kazandırmada ailenin yerinin ne kadar önemli olduğu bilinmektedir. Aile, görevini yaparken psikoloji, çocuk gelişimi biliminden, aile danışmanlığından ve çocuk sağlığı kurumlarından yararlanmalı, kendisini yenilemeli, olaylara sabırla ve sevgiyle yaklaşmalı, sorumlu olduğu bireylerin yetişmesinde sorumluluk bilincini taşımalıdır.
Bahçıvanın emeği ile yetişen ve güzelliğe bürünen güller bahçeye ne kadar güzellik ve estetik katıyorsa, sorumluluk duygusu içerisinde yetişen aile bireyleri hem kendi ailesi hem de bulunduğu toplumun öz değerleri ile kaynaşarak şekillenirler. İleride bütün enerjilerini pozitif yönde harcarlar, kendilerini topluma karşı borçlu hissederler ve beklenilen kişiler olmaya çalışırlar. Unutmamak gerekir ki; her şeyimiz olan çocuklarımızın yetişmesinde ailenin görevi çok büyük önem arz etmektedir. Bu konuda herkes sorumluluk taşımalıdır.
ASIM YILDIZ
Aybars Eğitim Kurumları Koordinatörü |