İnsanın hayatında dönüm noktaları olduğuna inanıyor kendisi. Bazen bir sözcüğün hayatta yeni ufuklar açabileceğine de. Onun hayatı da bu sözcükler ve beraberinde gelen başlangıçlar üzerine kurulu. Önce edebiyat, sonra hat sanatı, doktora ve çok sayıda başarılı çalışma… Kartal’da doğup, yaşamını Kartal’da sürdüren Dr. Hilal Kazan ile sözcükleri ve başlangıçları konuştuk.
‘İnsanın hayatında önemli dönüm noktaları vardır.’ şeklinde konuşuyor ve bu doğrultuda yönlendiriyor hayatını. Kendisine söylenen bir sözcük onun için çok şey ifade ediyor, bu uğurda kararlar alacak kadar. O sözcükler ona önce edebiyat okumasını söyledi, sonra hat sanatı ile ilgilenmesini ve akademik bir ilerleme kaydetmesini… “Belki Türkiye’de belki de dünyada akademik kariyer yapan tek bayan hattatım” diyen Dr. Hilal Kazan ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Öncelikle kendisini tanımakla başlıyoruz sohbetimize, tam da bu arada öğreniyoruz kendisi hakkında konuşurkenki mahcubiyetini. Çünkü yaptığı işlerle, yaptığı işleri konuşmayı daha çok tercih ediyor. “5 çocuklu bir ailenin dördüncü evladıyım. Kartal’da doğdum, burada büyüdüm. Öğretmen Zekeriya Güçer İlkokulu’nu bitirdim; ortaokul ve liseyi Erenköy Kız Lisesi’nde okudum. Edebiyat mezunuyum.” şeklinde kısaca kendisini tanıtmaya başlayan Kazan edebiyat alanına nasıl başladığını da şöyle anlatıyor: “Edebiyata yatkınlığım olduğunu biliyordum. Bunun ilk sinyalini psikoloji dersindeki mesleki kariyer testinde gördüm. Sonuçlarda sanat ve edebiyat üzerine eğilimim olduğu çıkmıştı. Bu anı hiç unutmam, benim için bir ışıktı.” İşte bu ışığın peşinde edebiyat ile ilgili bir fakülte okumak istediğini fark etmiş Hilal Hanım ve İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanmış.
| |
|
|
Dr. Hilal Kazan'ın eserlerinden "Serlevha".
|
“Bir sözcük önemli bir yere sahip olur hayatınızda”
“İnsanın hayatında önemli dönüm noktaları vardır. Bir sözcük hayatınızda ufuklar açmaya yeter. Arayış içerisinde olduğunuz, kafanızda türlü düşüncelerle yoğrulduğunuz zamanlar vardır ama öyle bir nokta olur ki, bir sözcük hayatınızda önemli bir yere sahip olur kimi zaman.” diyor Hilal Kazan ve hayatının ikinci dönüm noktası olan hat sanatı ile tanışıklığını anlatıyor. Üniversite yıllarında Arap Filolojisi bölümünde doktorasını tamamlayan amcası Naci Kazan’dan Arapça dersleri almaya başlayan Hilal Hanım; amcasının, ‘Yazın çok güzel, sen iyi hattat olursun.’ demesiyle hat dersi alabileceği bir hoca araştırmaya başlamış. Uzun arayışlar sonucunda rahmetli Müşerref Çelebi ile tanışan Hilal Kazan Müşerref Çelebi’yi şu sözlerle anlatıyor: “Çok gayretli ve entelektüel yapısı olan bir insandı. Ölümünden altı ay öncesine kadar başucunda kitaplar gördüm. Çok okurdu. Anne iken hat sanatını öğrenmişti. Üç senede hafızlığı tamamlamıştı. İcazetini alamasa da hat sanatına önemli katkıları vardır. Kendisiyle başladığım hat yolculuğum hala devam ediyor.” Ve 1994 yılında hat sanatının önemli temsilcilerinden Hattat Hasan Çelebi ile tanışmış Hilal Hanım. Bu tanışma da onun hayatında yine bir dönüm noktası olmuş. Hocası Hasan Çelebi’nin teşvikiyle akademik kariyer yapmaya karar vererek, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nde İslam Sanatları Tarihi üzerine mastır ve doktorasını yapmış.
| |
|
|
Dr. Hilal Kazan'ın eserlerinden "Ayet-el Kürsi".
|
“Allah istediğini isteyene verir, ama ilmi isteyene verir derler. Hayatım boyunca beni alanımda mahcup etmemesi, hep hayırlı kapılar açması için dua ettim. İlmi ve çalışmayı seven bir insanım.” diyen Hilal Kazan ilk yurt dışı seyahatini 2005 yılında çok sayıda hat eserinin sergilendiği Londra’daki British Museum’a yapmış, yine Hattat Hasan Çelebi’nin yönlendirmesiyle. Onun öncesinde de IRCICA’nın (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi İslam Konferansı) düzenlediği hat sergilerine, yine aynı kurumun geçen sene Romanya’da düzenlediği İslam Medeniyeti Kongresi’ne katılan Hilal Hanım, Kuveyt’ten gelen davet üzerine ‘Tarih Boyunca Müslüman Kadın Hattatlar’ üzerine konuşma yapmış. Amerika’da “Modern Sanatta Müslüman Kadın” konulu bir konferansa konuk olarak katılan Kazan, California Üniversitesi’nin çeşitli birimlerinde de ders vermiş. “Ülkemi ve hat sanatını en iyi şekilde temsil ettiğimi düşünüyorum. Yaklaşık 200 farklı kişinin gelip beni izlediğini tahmin ediyorum.” diyen Hilal Hanım başlarda ailesinden ayrı kalacağı için yurt dışı fikrine sıcak bakmasa da, sonrasında Hattat Hasan Çelebi’nin şu sözleriyle değiştirmiş fikrini: ‘Hat sanatı bu milletin, ümmetin malıdır. Ne senindir ne de başkasının. Böyle bir talep geldiğinde, senin orada bu temsil görevini yerine getirmen gerekir.’
Hat sanatının yurt dışında oldukça ilgi gördüğünü belirten Hilal Hanım, “Bu sanatın hâlâ geleneğe uygun bir şekilde uygulanmasını herkes ilgiyle karşılıyor. Kağıdın, mürekkebin nasıl hazırlandığı, kalemin geçirdiği evreleri anlattığımda şaşırıyorlar. Bunlar yaklaşık bir buçuk yılını alıyor insanın. Yavaş bir el hareketi ile yazıyoruz, teknolojiden de yararlanmıyorsunuz.” şeklinde konuşuyor.
“Televizyon izlemiyorum, radyo dinliyorum”
“Tüm bunların yanı sıra Hilal Kazan’ın çok farklı yönleri de var tabiî ki. Yemek yapmayı ve çiçeklerle ilgilenmeyi çok severim mesela. Dünya mutfağından denediğim çok yemek vardır. Evde arkadaşlarımı ağırlamayı, onlarla sohbet etmeyi çok severim; insan ilişkilerine çok önem veririm. Arkadaşlarımla her konuyu tartışırım. Yapılan hatayı, yanlışı arkadaşlarımla istişare etmek doğru olan, onların genel kanıları doğrultusunda hayatıma yön veririm. Çünkü mükemmel bir insan yok dünyada, eğer mükemmel olsaydık melek olurduk.” diyen Hilal Hanım hayvanları da çok seviyor. Çiftlik hayatını çok seven Hilal Kazan’ın en çok sevdiği hayvan ise at. Ona göre sonsuzluğu temsil ediyor. Bunun yanı sıra ördek, tavuk, hindi gibi kümes hayvanlarını da bir zamanlar beslediğini unutmadan belirtiyor. İyi bir yüzücü olduğunu belirten Hilal Hanım, Kartal Spor Kompleksi’nin açılmasını da dört gözle bekliyor. Çoğu insanın sevdiğim şeyleri yapacak zamanım yok ifadesini de şu sözleriyle reddediyor: “Ben televizyon seyretmiyorum, radyo dinliyorum. Ve bu durum hiçbir işimi engellemiyor. Bir insanın yapmak istediği bir şey varsa ona mutlaka vakit ayırır diye düşünüyorum.”
Hat sanatı üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda icazet (diploma) sahibi olan Dr. Hilal Kazan sohbetimizin sonunda Kartal Belediyesi tarafından ilçede yapılan sosyal hizmetleri de değerlendiriyor. Ücretsiz olarak halkın hizmetine sunulan kurs, sinema, tiyatro ve seminerlerin büyük bir nimet olduğunu dile getiren Kazan; “İnsanların bu faaliyetlerden mümkün mertebe istifade etmesi gerektiğini düşünüyorum. Yapılan bu organizasyonlara katılım bu hizmetlerin geri dönüşünü göstermektedir.” şeklinde konuşuyor.
Didem KOCA
|