YIL: 2 SAYI: 21 / Nisan 2007                           
kentim.com.tr
Kartal

DUYURULAR

Ders çalışmak neden zordur?



- “Çalışmam gerektiğini biliyorum, ama çalışamıyorum.
- İçimden hiç ders çalışmak gelmiyor.
- Ders çalışmaya başlasam bile çabuk sıkılıyor ve çalışmayı bırakıyorum.
- Ders çalışırken kendimi derse veremiyorum.”

Bu sözler sınavlara hazırlanan birçok öğrencinin yakınmalarıdır. Sınava hazırlanan bireyler zaman zaman “ders çalışmaya başlayamama” problemi yaşarlar. Bunun çözümü, aslında öğrencinin kendisidir. “Çalışamıyorum, başaramıyorum.” deyip kaçmak problemi çözmez, aksine problemin daha da büyümesine neden olur. Üniversite sınavı için ders çalışmakta olan öğrencilerin iki temel problemi vardır:

- Ders çalışmaya başlayamamak,
- Ders çalışmaya başladığı zaman ders çalışmayı sürdürememek.

Bu sorunlara neden olan “motivasyon eksikliği”dir. Önemli olan kaç saat ders çalıştığınız değil, bu saatlerin ne kadarını verimli geçirdiğinizdir.

Çok çalışmak değil, etkili ve verimli çalışmak gerekir
Verimli çalışma; düzenli çalışma ortamında önceden hazırlanmış bir çalışma programına uygun ve çalışılacak konuya dikkati toplayarak yapılan çalışmadır. Kişiye, konuya ve zamana göre değişebilmekle birlikte haftalık 28 saatlik çalışma sizi hedefinize ulaştırabilir.

Motivasyon nasıl sağlanır?
1- Amacınızı netleştirin.
2- Kendinize ulaşılabilir bir hedef seçin.
3- Bilgi eksikliklerinizi tespit edin.
4- Sizi oyalayacak faaliyetleri erteleyin.
5- Düzenli ve disiplinli ders çalışma alışkanlığı edinin.
6- Ders çalışma isteğinin gelmesini beklemeden sorumluluk duygunuzu açığa çıkarın ve kararlılıkla ders çalışın.
7- Hedefinize ulaşabileceğiniz inancını kaybetmeyin.
8- Ortaya çıkabilecek ani gelişmelere hazırlıklı olun ve planınızı bu değişikliklere göre esnetin.
9- “Ders çalışacağım” gibi genel bir amaçla değil, hangi dersin hangi konusundan ne tür (konu/test/tekrar) bir çalışma yapacağınıza karar vererek, açık ve net amaçlarla yola koyulun.

Ders çalışmaya nasıl motive olabiliriz?
Motive olmakta güçlük çeken öğrenciler genellikle ders dinlemeye, derse katılmaya ve ders çalışmaya konsantre olmakta da güçlük çekerler. Bu durumda öncelikle motivasyon problemi üzerinde çalışılmalıdır. Motivasyon eksikliğinin nedenleri araştırılmalıdır.

Motivasyon eksikliği, temel, fiziksel ve ruhsal ihtiyaçların (açlık, susuzluk, barınma, güvenlik, huzurlu bir ortam… vb.) eksikliğinden kaynaklanıyorsa, öncelikle bu ihtiyaçların yeterli düzeyde karşılanması yoluna gidilmelidir. Eğer üst düzey ihtiyaçların (sevilmek, beğenilmek, kendini gerçekleştirmek, estetik ve sanatsal etkinlikler … vb.) eksikliği konusunda bir sıkıntı varsa, yine bu ihtiyaçların sistemli ve adım adım karşılanması gerekir. Çünkü bunlar motivasyon için önemli bir güçtür.

Konsantrasyon bozukluğuna çeşitli iç ve dış etkenler yol açabilir. Dış etkenler çoğunlukla çevresel ortamın uygun olmamasından kaynaklanır. İç etkenler ise; kişinin duygusal, sosyal ve fiziksel durumu ile ilgilidir.

Motivasyonu yükseltmek için öneriler:
- Çalışmanın fiziksel şartlarını yerine getirin.
- Bedensel ihtiyaçlarınızı ders çalışmaya başlamadan önce karşılayın.
- Çalışmanızda çeşitliliğe yer verin. Uzun süre aynı dersi çalışmak hem sıkıcı hem de yorucu olabilir.
- Yorulduğunuzu, sıkıldığınızı ve dikkatinizin dağıldığını hissettiğiniz zaman başka bir dersi çalışmaya başlayın. Böylelikle hem aktif bir dinlenme sağlayacak hem de dikkatinizi tekrar toplayabileceksiniz. İnsanın bir konu üzerine yoğunlaşabildiği maksimum süre genellikle 25 dakikadır. Fakat 25 dakikada bir mola veremezsiniz. Ancak her 25-30 dakikada bir masadan kalkıp birkaç adım atıp, derin nefes alıp 1-2 dakikada tekrar derse dönmeniz dikkatinizi canlı tutacaktır.

Yapmanız gerekenleri yapın, isteklerinizi kendinize bir ödül olarak koyun. Eğer sürekli olarak yapmanız gerekenleri yapıyorsanız başarıya ulaşırsınız. Ancak yapmanız gerekenleri gerçekleştirirken yapmak istediğiniz birçok şeyden de vazgeçiyor olabilirsiniz. Bu tarz çalışma sizi mutlu etmeyebilir, çünkü insan istediklerini yaparsa mutlu olur. Fakat sadece istediklerinizi yaparsanız da başarılı olamazsınız.

Yapılacak en güzel şey, önce yapmanız gerekenleri yapmak, sonrada istediklerinizi kendinize ödül olarak vermektir. Örneğin; izlemeyi çok istediğiniz bir film varsa, kendinize haftalık bir hedef belirleyip hedefinize ulaştığınızda sinemaya gitmeyi kendinize ödül olarak verin. İyi alışkanlıklar edinin. Kötülükleri işin başındayken terk edin. Bir işi iradenizi kullanmadan yapmak istiyorsanız, onu alışkanlık haline getirin.

Planlı ders çalışmak, erken kalkmak, kitap okumak vs. kazanılması güç alışkanlıklar olabilir, ancak zorlanarak da olsa ısrarla 20-30 defa bunları tekrarlarsanız alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Ancak, unutmayın ki kötü alışkanlıklar da aynı yolla yerleşir. Kötü alışkanlıkları daha başındayken fark edin ve alışkanlık haline gelmeden onlardan vazgeçin.

Duygularınızla davranışlarınızı yönlendirebilirsiniz. Duygularınızı yönlendirmede sloganların gücünü kullanabilirsiniz. Evinize ve çalışma odanıza hoşunuza giden ve sizi güdüleyecek sloganlar asın. Kendinizi yapmanız gerekenleri yapmaya zorunlu kılın. Hedeflerinize ulaşacağınız konusunda kendiniz dışındakilere de söz verin ve onlarla iddiaya girin. Hedeflere ulaşamamanız durumunda onlara bir şeyler vaat edin.

Zamanınızı kimseye çaldırmayın!
Çevrenizde çok sayıda zaman hırsızı var. Bunlar kontrol altına alınmadığında giderek artmaktadır. Önemli olan kişinin zaman hırsızlarına boyun eğmeyerek, kendisine sunulan vakti en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmasıdır. Çünkü zaman herkese eşit olarak verilen nadide nimetlerden biridir. Herkes için 1 gün 24 saat; 1 hafta 7 gün, 1 yıl ise 365 gündür. Başarı da; eşit miktarda verilen hammaddeden en fazla ürünü çıkarmaktır. Bu nedenle öncelikle zamanınızı çalan şeyleri belirlemeniz ve bunlara engel olmanız gerekir.

FEM Dersaneleri Kartal Şubesi Rehberlik Servisi
İbrahim ÜNLÜTÜRK

 



Kültür Sanat Takvimi
YAZI - YORUM
Kalburun üstünde kalabilmek
Fatih Poyraz
Evlilik ve Matematik: Mutluluk anlaşmakta değil, anlaşılmakta saklı
Senai Demirci
Yazarın diğer yazılarını okumak için
F.Teymur Artır
Yazarın diğer yazılarını okumak için
Oğuz Saygın
Su ve çevre bilinci
Büşra Bulu
Kentim