YIL: 2 SAYI: 21 / Nisan 2007                           
kentim.com.tr
Kartal

DUYURULAR

e
"Hedefim kendi sergimi açmak"
y y  

"Hedefim kendi sergimi açmak"



200’ün üzerinde resim… Kimisinde sarayların eşsiz ihtişamı, kimisinde tarihi yapılar kimilerinde ise eski bir kadın veya erkek yüzü. Tamamı oryantal resim olan bu eserler, 27 yaşında genç bir sanatçının fırçasından ustalıkla yansıyor resimlerine... Bir çok sergiye katılan, dereceleriyle bu yolda emin adımlarla ilerleyen bir bayan Neslihan Can…

1979 yılında Kartal’da doğmuş Neslihan Can ve bir daha hiç ayrılmamış buralardan. Çocukluk yıllarında ressam babasından etkilenerek resim yapmaya başlayan Can, o yıllarda amatörce yaptığı resimlerini, zamanla profesyonel hale dönüştürmeyi de başarmış. Ressam olmaya karar verdikten sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğrenim gören Neslihan, kendini geliştirerek boyaları fırçalarla konuşturmaya, daha iyi resimler yapmaya başlamış. Üniversiteden mezun olduktan sonra ise, seçmiş olduğu mesleğine dört elle sarılmış.

 
Neslihan Can çalışma arkadaşlarıyla birlikte.

“Babam benim ustam”
Neslihan Can ile Cevizli’deki atölyesinde beklentileri, hedefleri ve resme olan tutkusuna değindiğimiz sohbetimizle, sizler de resim sanatı hakkında birçok şey öğrenip, resimlerin farklı dünyasında bulacaksınız kendinizi. Sohbete ressam olmaya nasıl karar verdiğini anlatarak başlıyor Neslihan; “Babamın resimleriyle büyüdüm ben. Onun tekniği, fırçayı kullanışı, renklerinin seçimi beni her zaman büyülemişti. Tabi ki resim yapmaya da yeteneğim vardı, resim yapmayı çok severdim ama babam bana destek olmasaydı bu kadar ilerleyemezdim. Babam en büyük destekçimdir, o benim ustamdır. Resim yapmaya küçük yaşlarda başladım ve zamanla kendimi her yönden geliştirdim. İnsanlara resimlerimi sevdirmek, kendimi tanıtmak istiyorum. Bunun için kendimi geliştirmeye çalışıyor, en iyiye ulaşmayı hedefliyorum.” diyerek anlatıyor, heyecanlanıyor da, ifade edememekten korkuyor resme olan tutkusunu, resim yapmaya olan sevgisini.

“Fırçamı ve tekniğimi insanlara tanıtabilmek için oryantal resmi seçtim”
Resim yapmayı her şeyden ayrı tutan, duygularını resimle ifade etmesini oldukça iyi başaran ve fırçaları bu kadar iyi kullanabilen Neslihan Can’ın, resimleriyle kendisine bir dünya kurduğu o küçücük atölyesine adım attığınız an anlıyorsunuz; resimlerini severek yaptığını, resim yapmayı tutku haline getirdiğini ve resimlerindeki gerçekliği. Akademideyken kendi dünyasını yansıtan resimleri tuvaline aktaran Neslihan, daha sonra oryantal resim (Oryantal resim, Osmanlı sanatını anlatır, Osmanlı döneminin tüm özelliklerini yansıtır. Oryantal resmin en önemli özelliği ise; yaşanılan dönem ile geçmiş dönem arasında sentez kurulmasıdır. Oryantal resimde işlenen konular arasında; saraylar, padişahlar, kadınlar ve eski kupalar, tepsiler, kemer tokaları, yüzükler, buhurdanlıklar, çeşmeler… gibi tarihi objeler yer almaktadır.) yapmaya başlamış. İnsanların kendisini tanıması için oryantal resimle işin içine girmeyi tercih ettiğini söyleyen Neslihan, “Fırçamı ve tekniğimi ifade edebilmek için herkesin anlayacağı bir dille resimlerimi yapmam gerekiyordu. Ben de oryantal resmi tercih ettim ve gerçekliği olduğu gibi yansıttım resimlerimde. Eski ve yeniyi sentezliyor, ışık-gölge oyunlarına yer veriyorum. Boya ve fırçam ile birçok konuyu resimlerime aktarmaya çalışıyorum.” diyor.

Fırçasıyla renkleri konuşturabilen, ışık-gölge oyunlarını tüm ayrıntılarıyla yansıtabilen ve resimlerinde gerçekçiliği ön planda tutmayı başaran Neslihan, genç yaşına rağmen birçok sergiye katılma şansı elde etmiş. İstanbul-Kadın Bienali (2001), Ortaköy Kültür Merkezi Kişisel Resim Sergisi (2002), İzmit Kültür Merkezi Kişisel Resim Sergisi (2002), Mesa Sanat Galerisi 21.yy Antikaları Sergisi (2004)… gibi daha birçok sergiye katılan ve dereceler elde eden Can, sergilerde insanların kendisine olan yorumlarının hep aynı yönde olduğunu söylüyor ve şunları ekliyor, “Sergileri izlemeye gelen herkes tarafından resimlerim çok beğenilmişti. Resimlerime bir bakan bir daha bakıyordu, çünkü şaşırmışlardı genç bir insanın bu kadar güzel ve iyi resim yapmasına. Herkesten aynı yorumu almıştım. Yapılan yorumların hepsi ‘Şimdi bu kadar başarılı olabiliyorsanız, 70 yaşında kim bilir nasıl resimler yaparsınız, tebrik ediyorum sizi.’ şeklinde olmuştu. Açıkçası hiç bu kadar güzel tepkiler beklemiyordum. Beğenilmek, emeğinin karşılığını almak çok güzel bir duygu.” diyor Neslihan Can.

 

“Gerçek bir sanatçı ruhuyla resim yapabilmeli”
Kimi zaman tek bir insanı, kimi zaman bir objeyi, bazen de hüznü ve sevinci yansıtıyor, gerçekliği ön planda tutarak Neslihan Can. Çünkü o yüreğiyle çiziyor resimlerini. Resmi yürekten çizmenin önemli olduğunu söyleyen Neslihan, iyi bir ressamın nasıl olması gerektiğinden bahsediyor bizlere; “İyi bir ressam hatasız olmalıdır. Hatasız olmak için de iyi bir gözlemci olmalı, düşüncelerini tuvaline hemen aktarmalı, yanlış bir fırça darbesi yapmamalıdır. Bir ressam, resminde aktarması gerekeni, yüreğinde hissettiği müddetçe resim yapabilir ve ruhuyla resim yapabildiği taktirde gerçek bir sanatçı olabilir.” diyen Neslihan Can, resim yaparken yüreğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Henüz çok genç olmasına rağmen fırçasını tuvalinde ustalıkla kullanmasını bilen, geleceğe umutla bakan, hedeflerine ulaşmak için çok çalışan Neslihan, şimdilerde ayrı bir heyecan içinde. Bugüne kadar birçok sergiye katılan ve dereceler alan, resimleri birçok insan tarafından beğenilen Neslihan’ın en büyük isteği; üç yıldır aralıksız olarak yaptığı resimlerini Türkiye’ye tanıtmak. Kendi sergisini açmak isteyen Can, bu isteğini doğru yerde, doğru insanlarla çalışarak gerçekleştirmeyi ve tüm resim tutkunlarına ulaşabilmeyi hedefliyor…

İlkay GÖRÜR

 

Kültür Sanat Takvimi
YAZI - YORUM
Kalburun üstünde kalabilmek
Fatih Poyraz
Evlilik ve Matematik: Mutluluk anlaşmakta değil, anlaşılmakta saklı
Senai Demirci
Yazarın diğer yazılarını okumak için
F.Teymur Artır
Yazarın diğer yazılarını okumak için
Oğuz Saygın
Su ve çevre bilinci
Büşra Bulu
Kentim