YIL: 2 SAYI: 23 / Haziran 2007                           Şuan Arşiv bölümümüzdesiniz. Güncel Sayfamıza dönmek için tıklayınız!
kentim.com.tr
Kartal

DUYURULAR

y y
y y
y y
y y
KARTALİTE'nin Yıldızları: Gizem, Büşra ve Meltem
y   y  

KARTALİTE'nin Yıldızları: Gizem, Büşra ve Meltem

 

Kartal Belediyesinin geçtiğimiz nisan ayında “Bir damla su hayat kurtarır” sloganıyla başlattığı Su ve Çevre Bilinci Sosyal Sorumluluk Kampanyası kapsamında düzenlenen kompozisyon, şiir ve resim yarışmasının sonuçları belli oldu. Kartaldaki tüm lise öğrencilerinin katılabildiği yarışmada kompozisyon dalında Yakacık Lisesi 10 FEN A sınıfı öğrencisi Nur Meltem Ayşegül Koluman, şiir dalında Fatin Rüştü Zorlu Anadolu Lisesi 10F sınıfı öğrencisi Büşra Saygı, resim dalında ise İstanbul Köy Hizmetleri Anadolu Lisesi 11 TM A sınıfı öğrencisi Gizem Güvendağ birinci seçildi. İşte yarışmada birinci olan öğrencilerimizin ödül alan eserleri ve birincilikleri üzerine hissettikleri…

Resim dalı birincisi Gizem Güvendağ
Yarışma kapsamında resim dalında birinci olan İstanbul Köy Hizmetleri Anadolu Lisesi 11 TM A sınıfı öğrencisi Gizem Güvendağ; 9 yaşından beri resim yapan, okulunda resim öğretmeni Günay Umur’un derslerini kaçırmayan bir öğrenci. Resmin kendisi için bir ilgi alanı olmaktan çok ihtiyaç olduğunu belirten Güvendağ, Kartal Belediyesinin düzenlediği bu yarışmanın konusunun su ve çevre bilinci olmasının da kendisi için önem taşıdığı söyledi. Uzun bir zamandır küresel ısınma, su kaynakları ve kaynakların doğru kullanımı konusunda araştırmalar yaptığını ifade eden Gizem Güvendağ yarışmaya ve birinciliğine dair şu açıklamalarda bulundu: “Bazı insanlar yaklaşan felaketi görmek istemeseler de, küresel ısınma gerçeği her geçen sene daha fazla hissedilir oldu. İnsanoğlunun neden olduğu bu yapay ısınma ve bilinçsiz su tüketiminin sonucunda kuruyan göller ve barajlar sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın büyük bir felaketle karşı karşıya olduğu gerçeğine bizi daha çok yaklaştırdı. Su kaynaklarının daha bilinçli kullanılması ve kirlenmesinin önlenmesi için acilen bir şeylerin yapılması gerekiyor. İnsanların konuya dikkatini çekmek amacıyla Kartal Belediyesinin böyle bir yarışma düzenlemiş olması da çok önemli ve güzel bir yaklaşım. Böyle bir konuda birinci olmam beni fazlasıyla sevindirdi. Güzel sanatlar yetenek sınavlarına hazırlandığım şu günlerde bu birinciliğin beni daha çok teşvik ettiğini de söylemeliyim. Yarışmayı düzenleyen herkese özellikle de Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar’a çok teşekkür ederim.”

 

ELVEDA SU

Gökyüzü karanlık bu güz akşamı
Güneşin gülümseyişi kaybolalı çok oldu
Çoktandır mavisine hasret bulutlar
Küskün ormanlardan kuru dallar…

Söylemiştin gideceğini inanamamıştık o zamanlar
İnanmak istememiştik
Billur gibi akan çeşmelerden bir gün çamurun süzüleceğine.
Sensiz kalmadığımızdan bunca zaman
Alışmadık sensizliğe…

Bilmeyenlere seni anlatmak zordur.
Görmeyen, hissetmeyen bilemez ki şelalelerin coşkusunu
Nasıl anlatmalı suyu bilmeyene susuzluğu?
Bu sabah son papatyamdan küskün uyandı.
Son kez büktüğü boynu bir daha doğrulmadı…

Masmavi denizlerimiz, yemyeşil ormanlarımız vardı.
Güneş o zamanlar tebessümle uyanırdı.
Bir damla güneş bir damla su
İşte hayatın müthiş dokunuşu…

Sokakların neşeli çığlıkları: Çocuklar,
Onlar ölmezdi sensizlikten o zamanlar,
Sen sen diye ağlamazlardı masum suratlar.
Her ocağın mutluluk kıvılcımıydılar.

Gökyüzü ağlamaktan vazgeçti,
Mavi dünyama neler olmuş böyle?
Papatyamdan sonra o da soldu,
Senden sonra her yer toz bulutu…
Susuzluğa susamış bir avuç insan.

Şiir yarışması birincisi Büşra Saygı
Kartal Belediyesinin “Bir damla su hayat kurtarır” sloganıyla düzenlediği Su ve Çevre Bilinci konulu sosyal sorumluluk kampanyası kapsamında gerçekleştirilen kompozisyon, şiir ve resim yarışmasının şiir dalında birinci olan Fatin Rüştü Zorlu Anadolu Lisesi 10F sınıfı öğrencisi Büşra Saygı küçüklüğünden beri şiir yazan ve yazdığı şiirlerle gerek Türkiye gerekse İstanbul çapında dereceler alan bir öğrenci. Bu anlamda aldığı ödülün kendisi için ilk olmadığını ancak çok büyük önem taşıdığını belirten Saygı, bundan sonra da şiirleriyle bu tarz yarışmalara katılmaya devam edeceğini belirtti. Büşra Saygı yarışmaya ve birinciliğine dair duygularını şu cümlelerle ifade etti: “Yarışmaya katılmadan önce Kartal Belediyesinin okulumuzda küresel ısınma, su ve çevre bilinci ile ilgili düzenlediği seminere katıldım, zaten okulumuzda da bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Yarışmayı duyunca katılmaya karar verdim. Bu yarışmanın şiir dalında birincisi olacaksa bu hem ailem hem de okulum adına ben olmalıyım diye düşündüm. Birinci olduğum için hem okulum hem ailem hem de kendi adıma çok mutluyum ve Kartal Belediye Başkanımız Arif Dağlar’a düzenlediği bu sosyal sorumluluk yarışması için teşekkür ediyorum.”

 

Kompozisyon birincisi Nur Meltem Ayşegül Koluman
Su ve Çevre Bilinci konulu sosyal sorumluluk kampanyası kapsamında gerçekleştirilen yarışmanın kompozisyon dalında birinci olan Yakacık Lisesi 10 FEN A sınıfı öğrencisi Nur Meltem Ayşegül Koluman ise yarışma, aldığı birincilik ve en önemlisi küresel ısınma ile ilgili düşüncelerini şu cümlelerle anlattı: “Küçüklüğümden beri yazı yazan, yazı yazmayı çok seven biriyim. Zaten bu benim ilk birinciliğim değil. İlkokulda katıldığım yarışmalarda da birinciliklerim var. Bunda babamın da çok büyük bir etkisi var. Çünkü o ticaretle uğraşmasının yanı sıra çok uzun zamandır şiirler ve yazılar yazıyor. Yazmayı çok seviyorum, boş zamanlarımda hep şiir, kompozisyon, hikaye ve denemeler yazarım. Bu yarışmayı da gazeteniz aracılığıyla öğrendim. Orada görünce katılmak istedim çünkü yarışmalara katılmayı seviyorum. Birinci olduğuma çok sevindim, aslında beklemiyordum. Okul müdürümüz birinci olduğumu söyleyince çok sevindim, sevincimden çığlık attım. Özellikle böyle bir konuda birinci olmak benim için çok önemli. Çünkü herkesin son zamanlarda söylediği gibi dünyamız için küresel ısınma büyük bir sorun haline geldi. İnsanların bu konuda bilinçlendirilmesi ve konuya ilgi çekilmesi anlamında Kartal Belediyesinin yaptığı bu sosyal kampanya gibi kampanyalar yapmalıyız. Bireysel bazda herkes sorumluluğunu yerine getirdiği takdirde dünyamızı koruyabiliriz çünkü mükemmel güzelliklere sahip bir yerde yaşıyoruz.”

DÜZEN VE SU
 

“Bilimlerin en zoru hayatı iyi yaşamasını bilmektir” der Monteign.

İyi yaşanmış bir hayat, parlak ufuklarda doğan eşsiz bir gelecek demektir ve iyi bir hayatı yaşanır kılan güzel ve tasasız bir çevredir. Güzel bir dünyadan yoksun iyi bir hayat olamaz!.. Harap olmuş bedenler içinde boğulan sessiz ruhlar gibi kayboluruz yoksa çorak bir dünyada!..
Olmasaydı yeşil, Cennet’in bir anlamı olur muydu ki! Olmasaydı çiçekler ve renkler hayatın bir anlamı olur muydu ki! Akmasaydı gözyaşlarımız sevmenin ve sevilmenin bir anlamı olur muydu ki! Hayat değerli ise onu oluşturan ve ayakta tutan daha değerlidir!

Nisan bulutundan düşen tek bir damladır hayatı yaratan!.. Tek bir katredir ruhumu barındıran bedenime hayat veren. Bunun en güzel örneği Enbiya Suresi’nin yirmi beşinci ayetidir.

“Hayatı olan her şeyi sudan yarattık, hala inanmıyorlar mı?
Bu söz suyun hayatımız üzerine olan etkisinin açık bir kanıtıdır. Damarımızdaki kanın yüzde sekseni, vücudumuzun yüzde yetmiş beşi su iken yani aslında içimizde barındırdığımız hayat su iken nasıl kendi yaşamımızı, başkalarının yaşamını, suyu bilinçsizce tüketebiliriz ki!.. Ona muhtacız; anlık zevkler uğruna birçok güzelliği tükettiğimiz her lahzada. Ona muhtacız; çünkü o, azizliğiyle derman olur kan ağlayan doğaya!.. Doğa ve su ayrılmaz bir bütündür. Biz de doğayı tamamlayan en güzel parçalardan biri…

Bir şair “ Yüreğimiz ferah olsun olabildiği kadar… En uzun gecelerinde bir sabahı vardır” der. Önemli olan avuçlarımızda tutamadığımız sefil dakikalar geçmeden farkına varabilmektir bağışlanan güzelliği… Keşfedilmektir paçavralar giymiş anlarda saklanan gerçek ve muhtaç olduğumuz hayatı. Keşfedebilmektir bir çiçeğin suya olan aşkını…

“Kötü kullanılırsa körelir en sert bıçak” demiş Shakespeare. Bütün alemler içinde en güzel gezegende olsanız bile onun kıymetini bilmedikçe uzun sürmez güzelliği… Elimizdekinin değerini bilmeliyiz ve küresel ısınma gibi dünyamızı, hayatımızı tehdit eden birçok etkeni bir an önce ortadan kaldırmak amacıyla harekete geçmeliyiz. Evet, dünyanın birden değişeceği yoktur ama insan kendini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister. Her ne pahasına olursa olsun hayatımızı tehdit eden her şeyden kurtulmalıyız!

Dünya bize atalarımızdan emanet kaldı ve bizde ona sahip çıkarak; verimli tarlalarla, rengarenk çiçeklerle, denizlerde yaşayan balıklarla ve hayatımız olan suyla birlikte gelecek nesillere devretmeliyiz. Güzel bir dünya, güzel bir gelecek demektir ve dünya su ile, havası ile, doğası ile güzeldir…