YIL: 2 SAYI: 14 / Eylül 2006                           Şuan Arşiv bölümümüzdesiniz. Güncel Sayfamıza dönmek için tıklayınız!
kentim.com.tr
Kartal

DUYURULAR

e
Kartal'dan Karayiplere yelkenle yolculuk
y y

Kartal'dan Karayiplere yelkenle yolculuk



Dünyanın aşılması en zor okyanusu Atlantik’i 5 bayan arkadaşıyla birlikte geçerek bir rekora imza atan ve takımıyla birlikte dünya ikinciliğini elde eden Çiğdem Tepecik, Kartal’dan Karayip Adaları’na uzanan yelkenle yolculuk heyecanını bizlerle paylaştı.

Dünyanın geçilmesi en zor olan okyanusu Atlantik’te 20.kez düzenlenen ARC yelken yarışında takımıyla birlikte dünya ikinciliğini elde eden bir anne, iş kadını ve sporcu Çiğdem Tepecik... 20’li yaşlarda başlamış yelken sporuyla ilgilenmeye Çiğdem Hanım. O yıllardan bugüne kadar denize olan tutkusu hiç eksilmemiş. Asıl mesleği bilgisayar mühendisliği olmasına rağmen yelken sevdası hep bir adım öne çıkmış Çiğdem Hanım’da. Dragos Yelken Kulübü’yle tanışması da 17 yaşındaki kızı İdil’in bu kulüpte yelken dersleri almasıyla gerçekleşmiş. Birbirinden önemli başarılara da o günden sonra imza atmış.

Çiğdem Tepecik ile Dragos Yelken Kulübü’nde gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbette denize olan tutkusuna ve Atlantik macerasına dair konuştuk. Kendisi gibi deniz tutkunu olan kızı İdil’den de bizlere bahsetti. “İdil’in yelken sporuyla ilgili ders alması için Dragos Yelken Kulübünü seçtik. Kayıt için geldiğimiz günden sonra bir daha buradan kopamadım ve geçen zamanla birlikte minik öğrencilere ders vermeye başladım.” diye anlatıyor Çiğdem Hanım şimdilere uzanan yolculuğunun ilk adımlarını. Sohbetimiz devam ederken bir taraftan da yelkenle denize açılan öğrencilerine talimatlar veriyor ve devam ediyoruz.

Uzun yıllar sporla ilgilendiğini ve 35’li yaşlarda aktif olarak yelken sporu yapmaya başladığını söyleyen Tepecik, Atlantik’i 20 yaşında geçen denizci Cumhur Gökova ile tanışma imkanı bulmuş ve onunla birlikte Marmaris’ten İsrail’e kadar uzanan Doğu Akdeniz yarışları gibi birçok yarışa katılmış. Sonrasında da hayatının dönüm noktası olan Atlantik’i geçiş projesinde yer almış. Türkiye’nin 6 kişilik ilk bayan takımı olan bu grupta Bilgisayar Mühendisi Çiğdem Tepecik’in yanı sıra, Haber Spikeri Handan Serezli, Şair Gülçin Aksekili, Fransızca Öğretmeni Güzin Gürel, Sergi Yapımcısı Zerrin Ulusman ve Otel Yöneticisi Ayşenur Gedik de varmış; takımın kaptanlığını ise Cumhur Gökova üstlenmiş. Bu uzun ve zorlu yolculuğun hazırlığı aylar öncesinden başlamış. Teknelerin bakımı, sponsor arayışı, gerekli malzemelerin temini için bir hayli uğraşılmış. Tam bu sırada Çiğdem Hanım’a zorlu yolculuğun detaylarını soruyoruz ve biz de çıkıyoruz kendisiyle dünyanın keşfine. “Dünyayı deniz yoluyla aşmak için 7 tane denizden geçmek gerekirmiş; denizcilik terimi böyle der. Ben ikisini yani Doğu Akdeniz’i ve Atlantik’i geçmeyi başardım. İspanya’nın güneyinde yer alan Kanarya Adaları’ndan başlayan Atlantik Yarışı, Karayip Adaları’nda son buldu.  İngiliz Kraliyet Yelken Yatçılık Kulübü’nün düzenlediği bu organizasyona, ‘Odien’ isimli teknemizle katılmıştık.”

6 kişilik bu grup 207 teknenin katıldığı yarışta tek bayan Türk takımıymış ve diğer takımlar tarafından da büyük ilgi görmüşler. Sonrasında, oradaki paylaşımlarını anlatmasını istiyoruz Çiğdem Hanım’dan. O da ‘Büyük bir zevkle’ diyerek başlıyor; “Bir çok adaya gittik ve oradaki yaşamları, kültürleri gördük. Her kültürün kendi içinde şaşırtan noktaları vardı. Mesela Karayip Adaları. Hep çok zengin bir yer olduğunu düşünürdüm oranın, ama öyle değilmiş. Yaşamların barakalarda sürdürüldüğü bir yer ancak doğa korunmuş. Bembeyaz kumsallar, yüksek palmiyeler arasında dünya harikası bir yer. İnsanları çok mutlu, her gün sokak partileri düzenliyorlar ve hep dans ediyorlar, üstelik sizi tanımadıkları halde dansa kaldırıyorlar.”

 

“Türk Kızları Rotası”
Yarışma sırasında iki- üç kere ciddi problemlerle karşılaşmış bayanlar takımı. Bunlardan biri; yarışın bitimine bir hafta kala karşılaştıkları çok sert bir fırtınada 7 - 8 metre boyunda dalgalarla mücadele etmeleri olmuş. Kuzey bölgesinin sert olmasından dolayı diğer takımlar güneyden gitmeyi tercih etmişler, bayanlar takımı ise her iki rotanın ortasından gitmeyi tercih etmiş. Amaç alt rüzgarları almak, sert havada gitmek ve daha hızlı ilerlemekmiş. Ve yarış sonrası bayanlar takımının izlediği rotanın adı “Türk kızları rotası” olmuş. Tüm bu zorluklara rağmen 1 aylık süreyi kapsayan bu yarışı bayan takımımız 19 gün 6 saatte bitirerek, ikincilik elde etmiş. “Büyük bir başarıydı ikinci olmamız. Kimse bizden böyle bir başarı beklemiyormuş, herkes yanımıza gelip kutlayınca anladık bunu. Biz Atlantik’i en hızlı geçen ikinci, tek Türk ve bayan ekibiyiz.” Diyen Çiğdem Hanım başarının altında oldukça iyi bir rota izlemelerinin payının büyük olduğunun altını çiziyor.

Bayanların kazandığı bu başarıdan sonra anlıyoruz ki yelken sporu hanımlar için hiç de zor değil. Çünkü kadının çoklu düşünme gücü olduğu, ailesi, evi, işi hepsini bir arada yürüttüğü, karşılaşılan sıkıntıların aslında ona güç kattığı ve denizciliğin de çoklu düşünmeyi, kendi başınıza bir çok sorunla baş etmeyi gerektirdiği arasında ortak bir nokta buluyoruz. Tüm bunların yanında kadınların dünyası yarış sırasında da kendini göstermiş. Metrelerce yükseklikteki dalgalarla boğuşurken bile Çiğdem Hanım ve arkadaşları kahve falı bakmayı ihmal etmemiş. Bir önceki günden ıslatılan fasulyelerin ertesi güne pişirilerek bir güzel yenmesini de atlamamak gerekir tabi.

Didem KOCA

 

Kültür Sanat Takvimi
YAZI - YORUM
Has Oda
Fatih Poyraz
Ağustos Böceği ve Karınca
Senai Demirci
Gayesi olan kişinin boş vakti yoktur
F.Teymur Artır
Bir kişisel gelişim örneği
Oğuz Saygın
 
Yazarın diğer yazılarını okumak için...
Büşra Bulu
Kentim
Kartal'ın orta yeri sanat!