Yeşilbağlar ile Topselvi arasında kalan ve bundan dolayı kendi içine saklanan Yalı Mahallesi gürültünün ve karmaşanın hakim olduğu mahallelerin tam aksine huzurlu, sakin ve düzenli bir görünüme sahip.
|
İstanbul’un en güzel yerlerinden birinde, Yakacık’ın eteklerinde kurulan Yalı Mahallesi arabaların yerini bisikletli çocukların aldığı, çok katlı apartmanların henüz müstakil evlere hakim olamadığı bir mahalle.
Kuruluşu çok eskilere dayanmayan mahallenin ismi konusunda değişik rivayetler bulunuyor. Yalı Mahallesi’nin de içinde bulunduğu Bağlar Bölgesi dönemin Yakacık Belediye Başkanı Bayram Demirkol zamanında üç mahalleye ayrılmış: Topselvi, Yeşilbağlar ve Yalı. 1969 yılında Yalı adını alan mahallenin ilk ismi ise Bilecikliler Mahallesi. Mahallenin ismi ile ilgili söylenen rivayetlerden; Yakacık’ın alt tarafında kaldığı için Yakacık Yanı olarak adlandırılan mahallenin ‘yanı’nın zamanla ‘yalı’ya dönüşmesiyle Yakacık Yalı olarak anılması en çok bilineni. Bir diğer rivayet ise Yakacık’tan bakıldığında denize yakın olarak görülen birkaç evden dolayı mahallenin zamanla Yalı Mahallesi olarak anılmaya başlanması. Bunlarla birlikte eski dönemlerde Yakacık’ın alt tarafındaki bostanlara ‘Yalı’ denmesiyle mahalleye bu ismin verildiği az da olsa söylenenler arasında.
| |
|
|
60 yıllık selvilerin gölgesindki Ulaşlar Kıraathanesi.
|
İlk zamanlar geniş ve düz bir arazi üzerinde yemyeşil bağlara sahip olan bu sade mahalle bugün kozmopolit bir yapıya sahip. Farklı şehirlerden insanları bünyesinde barındıran Yalı Mahallesi Kartal’ın en sakin, sessiz ve yeşil mahallelerinden biri. Nüfusu yaklaşık 17 bin 200 olan Yalı Mahallesi’nde ağırlıklı olarak Karadeniz, Erzincan, Elazığ ve Mardin’den göç edenler oturuyor. Mahallede Hacı Ahmet Camii, Fevzi Çakmak Camii ve Pendik Yeşilbağlar ile Topselvi sınırında kalan, selvilerin gölgesindeki Turgut Paşa Camii olmak üzere üç camii bulunuyor. 1977 yılında yapılan Turgut Paşa Camii ön ve arka cephesi, mimarisi ve minaresiyle bir uzanan önündeki selvi ağacıyla değişik bir atmosfere sahip. Camiye ismi verilen Turgut Paşa hakkında bilinen tek şey ise bir dönem bu bölgede konaklamış bir Osmanlı paşası olması…
| |
|
|
Mahallenin en eski sakinlerinden Hikmet Çeri(sağda)ailesiyle.
|
Kartal’ın diğer mahallerine göre daha küçük bir alana yayılan Yalı Mahallesi’nde 62 sokak ve 4 cadde bulunuyor: Turgut Paşa, Bağlar, sınırı belirleyen Hudut Caddesi ile mahallenin en işlek caddesi olan Topselvi. Caddelerinde araçlardan daha çok bisikletlere rastladığımız bölgede, özellikle Kartal Belediyesinin son dönemlerde yaptığı çalışmalarla birlikte Turgut Paşa Caddesi ve Tufan Sokak yeni bir kimlik kazanarak Prestij Caddeleri olarak anılıyor. Granit taşlarıyla döşenen Prestij Caddelerinde yapılan ışıklandırılmayla birlikte akşam saatlerinde de büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Bu cadde üzerinde bulunan Yalı Mahallesi Sağlık Ocağı da muhtarlıkla aynı binayı paylaşıyor. Mahallenin sağlık sorunlarına çözüm bulabilecek kapasiteye sahip sağlık ocağında aynı zamanda aile planlaması çalışmaları da yapılıyor.
Mahallenin en dikkat çekici özelliği ise kendi sınırları içerisinde her türlü ihtiyacın karşılanabildiği küçük esnafların ve işletmelerin bulunması. Büyük sanayi kuruluşlarının olmadığı bölgede bir zamanların en büyük fabrikalarından Kale- San da kırk yıl çalıştıktan sonra kapanmış. Zeytinliklerden, bağlardan oluşan Yalı Mahallesi’nde ilk yerleşmeler başladığında açılan dükkanlardan bazıları ise bugün hala duruyor.
| |
|
|
Mahallenin ilk işletmelerinden Bilecikliler Matbaası.
|
Mahalleyi gezerken dünden bugüne gelebilen işletmeleri bulup, yıllardır bu mahalle için verdikleri emeklere mahalleli adına teşekkür etmek istedik. Niye mi? İşler iyi gitmediğinde hemen kepenk indiren günümüz insanının sabırsızlığının aksine yıllardır aynı yerde, aynı mesleği ‘azına da bereket çoğuna da bereket’ diyerek icra eden insanları gösterebilmek için.
Kendi kendine yetebilen bir mahalle olma özelliği taşıyan Yalı Mahallesi’nde eskilerden kalan uğraşlardan biri hala mahallede sıkça karşılaşılan marangozlar. 1970 yılından beri Yalı Mahallesi’nde hizmet veren İskenderoğlu Orman Ürünleri de bunlardan biri. Mahallenin en eski marangozlarından Nurettin Ceyhan, ahşap üzerine oymalar, kaliteli mobilyaların artık eskide kaldığını bugün mesleklerinin öldüğünü dile getiriyor. Türkiye içine satışlar yapan Nurettin Ceyhan eskiden olduğu gibi ince ve usta işçilik gerektiren ürünler üretmediklerini ifade ediyor.
Her meslekten insanı ağırlayan Yalı Mahallesi’nde Bilecik Matbaası da yıllardır mahalleye hizmet veriyor. 1978’de Mehmet Koca tarafından açılan bu matbaa, babadan oğula geçmiş. Matbaada baba ile oğul arasında sadece ‘bir baskılık’ fark var. ‘Mesleğin asıl ustası babam, tüm çileyi o çekmiş’ diyen Yılmaz Koca haklı. Çünkü eskiden yarı kas gücü, yarı elektrikle çalışan tipo baskılarla bu matbaacılık işi yapılır ve kalıbın ebatına ve boyutuna göre elle, tipoda harfler tek tek yerleştirilirmiş.
Bilecikliler Matbaası’ndan çıktıktan sonra sakin bir sokakta, küçük bahçeli evlerin arasından geçerken cadde üzerinde gözümüze yemyeşil asma ve sarmaşıklarla bezenmiş ahşap bir yapı çarpıyor. Eski köy evlerini andıran bu yapının bir zamanlar buranın en meşhur terzihanesi olduğunu öğreniyoruz. Bugün ise yoldan geçenlerin dinlenip bir çay içeceği, dinlenirken muhabbete dalacağı, bizim gibi sıcak havada gezenlerin de hem soluklanıp hem de bir bardak soğuk su içecekleri bir ev: Aygün Çay Evi.
| |
|
Mahalleye damgasını vuran tarihi yapılar
1969’da yerleşmelerin başlamasıyla kurulan en eski yapılardan biri 69 Cihan Sineması. 1965 yılından 1969 yıllına kadar 3 mahallenin muhtarlığını yapmış olan ve mahalleye büyük emeği geçen Mehmet Lermioğlu da 69 Cihan Sineması’nın kurucusu. Tüm mahallenin eğlenmek için geldiği 69 Cihan Sineması mahalledeki ilk sosyal eğlence merkezi olarak biliniyor. Yazlık ve kışlık bölümlerden oluşan sinema bugün bir başka sanat dalına da ev sahipliği yapıyor. O dönemde sıkça kullanılan desenli taş örmeler sinemayı (şu anki marangozhaneyi) diğer yapılardan hemen ayırıyor. Sinemanın kışlık olan bölümünde sahne aynı şekliyle duruyor. Yazlık kısmında ise büfeler ve sinemanın yansıtıldığı makine bölümü, sandalyelerin konulduğu bahçe hiç bozulmamış. Yaz aylarında Hürriyet, Yakacık, Kartal’dan ailelerin gelip eğlendiği sinemanın bahçesine bitişik evler de hala varlığını koruyanlar arasında. Mahallenin ilk sakinlerinden olan ve sinema yıkılmadan önce evlerinin bahçesinden izledikleri filmleri, o dönemi bize anlatan Hikmet Çeri sinemaya gitmek için top sahasında su satıp para biriktirirmiş. Sinemanın bu mahalle için önemine değinen Hikmet Bey, balkondan izlediği filmleri; “Yusuf ile Züleyha”yı, “Kara Murat” serilerini büyük bir keyifle anlatıyor bize. Hikmet Bey’in evinin balkonundan görebildiğimiz sinemanın yazlık bölümü içerisindeki büfe de bugün boş olsa da o dönemde gazozların, çekirdeklerin, elma şekerlerinin, un kurabiyelerinin satıldığı bir yermiş. Üç günde bir film değiştirilen 69 Cihan Sineması 1980’den itibaren dönemin siyasi olaylarından dolayı filmlerin gelmemesi nedeniyle kapanmış.
| |
|
|
Yalı Mahallesi'nin en eski sakinlerinden Osman Altınok çocuklarla birlikte.
|
Sosyal hayatı sinemayla canlanan Yalı Mahallesi’nde geçmişten kalan diğer yapılar iki katlı ve şirin bir görünüme sahip evler. Taş duvar karışımı evler, muntazam bahçeleri ve sağlam yapılarıyla yıllara meydan okuyor. Zeytinlik alanların ve bağların olduğu eski Yalı Mahallesi’nde çok fazla mandra da bulunurmuş. Süt ve süt ürünlerinin yapıldığı mandraların en eskilerinden Cafer Ağanın Mandrası Yalı Mahallesi’nde bulunan tarihi yapılar arasında. Bugün mandradan geriye kalan ise taş duvardan yapılan ve iki odadan oluşan boş bir çoban evi ve bahçesi. Mahalleyi gezerken, kimi zaman bir cami bahçesinde sohbet edip, ezan saatini beklerken, kimi zaman da Ulaşlar Kıraathanesi’nde eski dostlarla çay içip sohbet ederken karşılaştık eski Yalılılarla. Mandranın hemen arka kısmında, girişinde 60 yıllık iki selvinin insanları karşıladığı, 1969 yılında yapılan Ulaşlar Kıraathanesi bulunuyor. 1969 yılında Yalı Mahallesi’ne gelen Şükrü Ulaş tarafından kurulan bu kıraathane bugün de canlılığından hiçbir şey kaybetmemiş. Selvilerin gölgesinde oturan eski arkadaşların söylediklerine göre, o dönemde bağları bostanları olan Yalı Mahallesi yetiştirdikleriyle tüm İstanbul’u doyururmuş. Yalı Mahallesi’nin en eski yerleşimcilerinden olan ve 85 yıldır bu hayatı gezdirdiğini söyleyen Osman Altınok “Yemyeşil bir bostan düşünün” diyor bize, içine girilmeye bile kıyılmazmış buraların. Domatesler, her yerde nar ağaçları, kiraz ağaçları, ceviz ağaçları… Geçmişten bugüne Yalı Mahallesi’nde yaşayan insanları ağırlayan Ulaşlar Kıraathanesi’nde ikram edilen buz gibi içecekleri içerken, mahalleyi mahallelilerle birlikte tanımanın kolaylığını hissediyoruz.
| |
|
|
Yalı Mahallesi'nin muhtarı Ömer Yıldız, 42 yıldır bu mahallede yaşıyor.
|
Muhtar Ömer Yıldız
Muhtarlıkta ilk döneminde olan Ömer Yıldız mahallenin eski sakinleri ve tarihi yapısıyla ilgili oldukça iyi bir bilgi birikimine sahip. 42 yıldır Yalı Mahallesi’nde yaşayan Yıldız, bölgenin yavaş yavaş geçirdiği dönüşüme de şahitlik etmiş. Mahallesini çok iyi tanıyan Muhtar Yıldız, bize de bölgeyi gezdirerek mahallenin dünü ve bugünü hakkında bilgi veriyor. Yalı Mahallesi’ni insanların rahat yaşayabileceği bir yer haline getirmeyi hedefleyen Muhtar Ömer Yıldız, yardım çalışmalarını özellikle imece usulü yaparak herkesin mahallesinde yaşayan insanlardan haberdar olmalarını sağlamış. Kartal Belediyesi ve Kaymakamlık ile işbirliği içinde toplu nikah törenleri düzenlediklerini de belirten Yıldız, Yalı Mahallesi’nde insanların rahat ve huzurlu bir yaşam sürmeleri için tüm birimlerle işbirliği içinde çalıştıklarını belirtti. Okumak için başka mahallelere giden çocuklara bir okul açılmasının kendileri için en önemli mesele olduğunu dile getiren Yıldız, okulu olmayan mahallesine en kısa zamanda bir okulun yapılmasını da yetkililerden talep ediyor. Muhtar Yıldız, Kartal Belediyesinin mahallenin modern görünümüne kavuşmasında çok etkili olduğunu ifade ederek, belediyenin Cumhuriyet Caddesi’nde bulunan eski zift fabrikasının yerine, sosyal hizmet binası ve yaşam kalitesini yükseltme merkezi yapmak için çalışmalara başladığını vurguluyor.
“Amacımız Yalı Mahallesi’ni herkesin işbirliği ile noteri, bankası, sosyal hizmet binası, tiyatrosu, sineması olan bir bölge haline getirmek” diyen Ömer Yıldız 1970’de kurulan ve çeşitli nedenlerle kapanan Asayiş Karakolu’nun halkla işbirliği içerisinde tekrar yapılanarak aynı işlevle Asayiş Merkez Karakolu adıyla açıldığını da sözlerine ekledi.
| |
|
|
Mahallenin ilk sakinlerinden ve mahallede bir dönem muhtarlık yapan Hikmet Sesli.
|
Mahallenin gizli sesi: Hikmet Sesli
Yalı Mahallesi’nin kuruluşuna ve gelişimine şahitlik eden, bir dönem mahallenin muhtarlığını da yapan Hikmet Sesli bölgeyi her yönüyle tanıyan biri. Bizlere de mahalleyi hem gezdiren hem de tüm yönleriyle anlatan gizli bir ses aynı zamanda. Tüm sokaklarını gezdiğimiz, her ayrıntısıyla vermeye çalıştığımız bu küçük ve kuruluşu eskilere dayanmayan mahalleye dünden bugüne son kez de Hikmet Bey’in gözünden baktık.
Yalı Mahallesi’nin bağlık bostanlık özelliğini 1960’lı yıllarda yerleşmelerin başlamasıyla kaybettiğini söyleyen Hikmet Amca, 1969 yılında bu adı alan eski Yalı ile bugünkü Yalı Mahallesini karşılaştırmasını istediğimizde ise “Eski Yalı’da su, elektrik hiçbir şey yoktu. Yaya gidip Yakacık’tan, Hürriyet’ten kendimiz temin ederdik suyu. Çok uzak değil bu tarihler 60’lı yıllar. 80’den sonra elektrik direkleri geldi.” diyor.
Zamanla gelişen Yalı Mahallesi’nde hizmet veren bütün belediyelerin, muhtarların eserlerinin olduğunu ifade eden Hikmet Sesli, geçmişten bugüne modernleşme çalışmalarının devam ettiğini, bunun en güzel örneklerinden birinin de prestij caddelerinin yapılması olduğunu belirtiyor. Sesli son olarak “Prestij Caddeleri çok hoş bir görüntü kazandırdı mahalleye, renklendirdi. Akşamları ışıklandırılınca mahalle daha da güvenilir oluyor.” ifadelerini kullanıyor.
Tuba KURT
|