Ebeveynlik tutum ve davranışlarımızın, çocuklarımızı disipline etmek için yaptığımız şeylerin çoğunu kendi anne ve babamızdan örenmişizdir. Mesela çocuklarımıza bir şey söyleyip ardından aynı sözcükleri çocukken annemizden duyduğumuzu sık sık hatırlarız. Anne-babamızdan öğrendiğimiz, hoşumuza giden davranışların bir kısmı, bize kendi çocuklarımızı yetiştirirken yardımcı olur. Bazı ebeveynlik davranışlarını da diğer anne-babaları izleyerek öğreniriz. Onların kullandıkları, işe yarayan teknikleri biz de benimseriz. Bazen de deneme yanılma ya da sezgilerimize göre hareket etme yöntemlerini kullanırız.
İlk çocuklar, genellikle anne-babanın çıraklık materyalidir. İlk bebeğini kucağına alan anne-babalar, bebek ağlamaya başladığında genellikle çaresiz kalır. Bebek aç mı, yalnız mı hissediyor, altı mı pis, ağısı mı var, üşüdü mü, terledi mi? Deneme yanılma yöntemiyle cevap buluruz. Aynı yöntemi çocuğa disiplin verirken de kullanırız. İstenmeyen bir davranış sergileyen çocuğumuzu cezalandırmak için erken bir saatte yatağına göndermenin etkili bir yöntem olduğunu gözlemlersek, aynı yöntemi diğer istenmeyen davranışları yok etmek için tekrar kullanabiliriz.
Ancak, uyumlu ve iyi davranışlı çocuklar yetiştirmek bu kadar kolay değildir. Çoğu aile bu konuda başarısız olur. Başarısız ebeveynler genellikle tutarsızdır. Bugün yapmaları gereken şeyleri yarına ertelerler. Çocuklarını uyarır, fakat çocuklarının bu uyarılara uyup uymadığını düzenli olarak takip etmezler. Çocuklarına, aslında söylemek istemedikleri şeyleri söylerler. Sabırları yoktur. Kızdıkları zaman hemen cezaya başvururlar. Çocuklarının olumlu davranışlarını gözardı eder, olumsuz davranışlarına odaklanır ve onları sürekli yargılarlar. Disiplin problemi olan ebeveynler planlama yapamaz, organize düşünemezler. Bu yüzden de, kendilerinin de çocuklarının yaşadığı olumsuzlukların bir parçası olduklarını fark edemezler. Bu ebeveynler, aslında tepki verme tarzları yüzünden çocuklarının yaşadığı ve kendilerine yaşattığı problem ve olumsuzlukların bir parçası oldukları gerçeğini göremezler.
Genellikle ebeveynler iki şekilde tepki verir; ya kendilerini problemin üstesinden gelebilecek kadar güçlü hissetmez ve çocuğun hatalı davranışına teslim olurlar, ya da sinirlenir ve çocuğu cezalandırırlar. İki tür tepki de hatalı davranışı daha ciddi bir hale getirir. Belli bir miktarda hatalı davranış normaldir, ancak sizin bu normal seviyedeki hatalı davranışlara verdiğiniz tepki, hatalı davranışların artıp anormal seviyeye çıkmasına ya da iyice azalmasına neden olacaktır. Doğru tepki vermeyi bilmek ne kadar önemliyse, disiplin problemlerini önlemek de o kadar önemlidir.
Ebeveynler pek çok çıkmazdan, önceden belirleyerek çocuklarına bildirdikleri bir dizi standart kural vasıtasıyla kaçınabilirler. Başarılı ebeveynler, önlem alma ve planlamanın önemine inanırlar. Çocuklarına karşı tepki geliştirmek yerine, onların ihtiyaçlarına duyarlı olur, onlarla nasıl iletişim kuracağını bilir ve onlardan bekledikleri davranışlar konusunda politika belirleyerek inisiyatifi ele alırlar. Disiplinin sadece bir cezalandırma süreci değil, bir öğretme süreci olduğunu bilir, çocuklarına öfkelerini artıran ya da onları sıradanlaştıran cezalar değil öğretici cezalar uygularlar. Kendi davranış ve duygularının çocuklarının davranış ve duygularını derinden etkilediği anlarlar. Çocuklarının olumlu davranış ve başarılarına odaklanır ve onları bu tip davranış ve başarıları artırmak konusunda teşvik ederler. Çocuklarının yaptıkları olumlu davranışlarla çocuk için özel ve değerli birtakım etkinlikler arasında bağlantı oluştururlar. Çocuklarına, söyledikleri için sonradan pişmanlık duyabilecekleri şeyler söylemezler.
Başarılı ebeveynler çocuklarıyla ne zaman, ne gibi problemler yaşayabileceklerini önceden kestirebilirler. Hatta bu konuda stratejilerden oluşan bir oyun planları vardır. Çocuğun öfke krizleri, baş kaldırmaları, kavga ve güç savaşlarıyla nasıl başedeceklerini belirleyen stratejilerini, tutarlı bir şekilde uygularlar. Başarılı ebeveynler çocuklarına ufak tefek ev işleri ve angaryaları tamamlamanın, ev ödevlerini zamanında yapmanın, verdikleri sözü tutmanın ve cep harçlıklarını kazanmanın önemini öğreten planlar yapıp uygulayabilirler.
Başarılı ebeveynler, hatalı davranışları olduğu için çocuklarıyla güzel vakit geçirmeyi kendilerine men etmezler. Çocuklarının doğru ve uygun davranışlar göstermesi konusunda taviz vermezler; ancak çocuklarının hatalı davranışları tekrarlamamayı öğrenecekleri konusunda son derece pozitif düşünürler. Her şeyden önemlisi de başarılı ebeveynlerin değişime ve yeni fikirlere açık olmaları ve çocuklarıyla etkili iletişim kurabilmeleridir. Aşağıdaki kurallar, çocuklarınızla etkili iletişim kurabilmenizi kolaylaştıracaktır.
- Çocuğunuzun onunla yakından ilgilendiğinizi ve ne zaman size ihtiyacı olsa yanında olacağınızı hissetmesini sağlayın.
- Çocuğunuz sizle konuşmak istediğinde televizyonu kapatın, gazeteyi bırakın ve sadece ona konsantre olun.
- Diğer insanların bilgilendirilmesinin zorunlu olmadığı durumlarda, çocuğunuzla görüşmelerinizi baş başa yapın ve sizden saklamanızı istediği şeyleri başkalarına aktarmayın.
- Çocuğunuzla konuşurken ona tepeden bakmayın, fiziksel olarak onun seviyesine inin, oturun ya da çömelin.
- Çocuğunuzun yaptığı bir şeye çok kızdıysanız sakinleşene kadar onunla konuşmayın, çünkü sinirliyken ona karşı objektif olamazsınız.
- Aktif dinleyici olamayacak kadar vücutsal ve zihinsel yorgunluk hissediyorsanız biraz dinlenin ve çocuğunuzla daha sonra konuşun.
- Çocuğunuzu dinlerken en değer verdiğiniz arkadaşınızı dinliyormuşçasına nazik ve dikkatli olun.
- Eğer çocuğunuzun karıştığı bir olayla ilgili başkalarından bilgi edindiyseniz, çocuğunuzla konuşurken bu bilgiyi paylaşın ve onun da kendi hikayesini anlatmasına fırsat verin. Bunu yaparken ona “neden” yerine “ne oldu” diye sorun.
- Çocuğunuza vaaz vermek ya da ahlak bekçisi kesilmek yerine onunla objektif bir erişkin edasıyla konuşun.
- Çocuğunuz için “aptal, tembel, yeteneksiz” gibi hitap ve nitelendirmeler kullanmayın. Onunla konuşurken “sen bu yaşta nerden bileceksin” tarzında tartışmalara girmeyin.
- Çocuğa bir soruna çözüm üretme aşamasında ufak adımlar planlama konusuna yardımcı olun.
- Çocuğunuzun ne olursa olsun onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi bilmesini sağlayın.
- Çocuğunuza sizle açık iletişimde bulunduğu için teşekkür edin ve buna devam etmesi konusunda onu teşvik edin.
Uzman Psikolog Lütfiye KAYA
Uzman Psikolog Ensari CİCERALİ
www.leiterdanismanlik.com
|