YIL: 4 SAYI: 37 / AĞUSTOS 2008                          

DUYURULAR


Üniversite sınavına bir adım kala...

İlk ve ortaokul öğrenimini Şeyh Şamil İlköğretim Okulu’nda tamamlayan, liseyi de Kartal Fatin Rüştü Zorlu Anadolu Lisesi’nde okuyan Yasemin Baykın, şu an lise son sınıf öğrencisi ve üniversite sınavına hazırlanıyor. ‘Tek isteğim öğretmen olmak’ diyen Yasemin ile hem ideallerini konuştuk hem de sınava bir adım kala heyecanına ortak olduk.

Haber için Yasemin’in evini ararken üniversite sınavına hazırlandığım o yıllar gelmişti aklıma… Bir an için dalmış, sanki sınava girecek benmişim gibi garip bir his kaplamıştı içimi… Düşünsenize ilkokul, lise derken büyümüş, farklı bir hayata adım atacağınız o zaman gelmiştir artık… Zaten bütün çabalarımız da bunun için değil midir? Üniversiteyi kazanmak… İyi bir meslek sahibi olmak… Her zorluğun sonunda ideallere ulaşmak… Dört yaşında büyüklerimize özenir hemen büyümek isteriz… İlkokula başladığımızda okumayı sökmek hepimiz için ayrı bir heyecandır… Üniversiteye gidip diplomayı elimize almak da en büyük arzumuzdur… Hepsi aynı şeyler değil midir sizce de? Hepsi bir umudu, bir amacı anlatmıyor mu? İşte bütün bunlar gelmişti aklıma ve bu sorulardı beni geçmiş yıllara götüren. Çünkü röportaj için evine konuk olduğum Yasemin Baykın, üniversite sınavına hazırlanan ve idealleri doğrultusunda ilerleyen 18 yaşındaki bir gençti…  Ve şimdi, şimdiye dönme zamanıydı, çünkü sohbetimizin ilk demleri başlayacaktı…

“Kartal’da yaşamak bir ayrıcalık”
23 Aralık 1989 İstanbul doğumlu olan Yasemin Baykın, ilk ve ortaokul öğrenimini Şeyh Şamil İlköğretim Okulu’nda tamamlamış. Liseyi Fatin Rüştü Zorlu Anadolu Lisesi’nde okuyan Yasemin, şu an lise son sınıf öğrencisi ve üniversite sınavına hazırlanıyor. Baykın, 18 yıldır Kartal’da oturuyor ve bu durum kendisini oldukça memnun ediyor. “Bilmiyorum neden?” diyor Yasemin, “Doğduğumdan beri Kartal’dayım. İki kardeşim daha var, biz bu evde büyüdük, hepimiz Kartal’da okuduk. Çocukluk yıllarım Kartal’da geçti. İnanın düşünemiyorum başka yerde oturmayı.” dedikten sonra Kartal’a olan sevgisini biz sormadan anlatmaya başlıyor; “Kartal’da yaşamak bir ayrıcalık. Burayı seviyorum. Diğer ilçelere gittiğimde yaşadığım yerin ne kadar düzenli olduğunu fark ediyorum. Özellikle son yıllarda artan konserler, sinema gösterimleri, farklı etkinliklerle gençler daha aktif hale geldi. Bunu görmek çok güzel.”

Kısaca kendisini tanımakla başlayan sohbetimiz Yasemin’in hedefleri, geleceğe dair kaygıları ve umutlarıyla devam ediyor. Üniversite sınavına hazırlanan bir gencin anlatacağı çok şey olduğunu varsayarak, ben de sorularımı yöneltiyorum Yasemin’e. Öncelikle sınava nasıl hazırlandığını soruyorum. Acaba kendisine belli bir sistem oluşturmuş muydu? Sorumun ardından “Sistem benim adım!” diyerek söze espriyle başlayan Yasemin şöyle devam ediyor, “Herkes gibi ben de sene başında kendime bir plan hazırladım. Şöyle çalışacağım, böyle yapacağım diye. Tabi her zaman plana uyulmuyor ama günü gününe her konuyu çalıştım. Kendimi yormadım, illa ki 500 soru çözeceğim diye. Okul, dershane zaten yetiyor bana. Düzenli ve programlı çalıştığım için hiç zorluk çekmedim doğrusu.” Tam bu noktada sormam gereken bir şey olduğunu fark ediyorum hemen; ‘Okul ve dershaneyi bir arada yürütmek zor olmuyor mu senin için?’ diyorum, o da;  “İlk başlarda zor geliyordu ama zamanla alışıyorsun tempoya. Çünkü işin ucunda geleceğin var. İstersen alışma. Aslında zor olan ders çalışmak değil. Dershanem Kadıköy’de olduğu için gidip gelmek beni yoruyor. Okuluma gelince, öğretmenlerim ve arkadaşlarım en büyük destekçim zaten. Her konuda yardımcı oluyorlar bana.”

Son derece planlı çalışan ve oldukça azimli olan Yasemin acaba dershaneye gitmenin üniversite sınavını kazanmak için önemli bir etken olduğunu düşünüyor muydu? Şimdiki sorum da bu oldu kendisine. “Dershane bence bir araç.” diyerek sözlerine başlayan Yasemin; “Sınavı kazanmak için illa dershaneye gitmeye gerek yok. İsteyen, gerçekten isteyen kazanır. Hele bir de azimliyse, hedefini belirlemişse önüne kimse geçemez. Dershane kişinin pratik yapmasını sağlıyor, daha rahat çalışıyorsun sadece. Yoksa dershaneye gitmeyip de kazanan kişi sayısı oldukça fazla.” şeklinde konuşuyor ve sözlerini tamamlıyor. Sohbetimiz esnasında Yasemin’in öğretmen olmak istediğini öğreniyorum. “Çocukluğumdan beri aklımda olan tek meslek öğretmenlikti. İlkokuldayken sınıf ya da Türkçe Öğretmeni olmak istiyordum. Şimdi ise bölümüme bağlı olarak İngilizce Öğretmenliği’ni istiyorum. Ne olursa olsun öğretmen olacağım. Çünkü insanlarla iletişim kurmayı, her türlü zorluğa karşı sabrımı göstermeyi ve bildiklerimi paylaşmayı seviyorum. Sınavı kazanırsam tek tercihim öğretmenlik olacak. Okul olarak da Marmara Üniversitesi’ni istiyorum. Azimliyim, amacıma ulaşacağıma inanıyorum.”

“KARTALİTE Projesi’ni çok beğeniyorum”
Kendisine son olarak Kartal Belediyesinin kültür sanat, eğitim, spor gibi alanlarda düzenlediği etkinlikleri nasıl değerlendirdiğini soruyorum. Son üç yıl içerisinde Kartal’daki kültürel değişimin çok net fark edildiğini belirten Yasemin, sadece kültür sanat alanında değil, eğitime yönelik yapılan çalışmaları da oldukça başarılı bulduğunu söylüyor. KARTALİTE Projesi’ni çok beğendiğini ve bu proje ile Kartal’ın modern bir ilçe haline geldiğini belirten Baykın röportajımızı da şu cümlelerle sonlandırıyor: “Bu proje kapsamında gerçekleşen sosyal sorumluluk kampanyalarını ve eğitime yönelik atılımları biliyorum. Kartal’ın her geçen gün gelişmekte olduğunu bilmek güzel. İlçemizi her alanda yükselten Başkanımız Arif Dağlar’a teşekkürlerimi iletiyorum.”

İlkay GÖRÜR

 

Kültür Sanat Takvimi