12-18 Mayıs Hemşireler Haftası dolayısıyla Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesinde çalışan hemşire Meltem Yıldız ile hem mesleğini hem de 2007 yılı başlarında Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi’nde kurulan Organ Bağış Ünitesi’nin çalışmalarını konuştuk.
|
|
Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi Organ Bağış Ünitesi’nde Organ Nakli Koordinatör Yardımcısı Meltem Yıldız’ın yanı sıra Koordinatör Dr. Enis Gümüştekin ve Songül Doğan yer alıyor.
|
12-18 Mayıs Hemşireler Haftası dolayısıyla uzun yıllar hemşire olarak görev yapan ve şu anda Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi’ndeki Organ Bağış Ünitesi’nde Organ Nakli Koordinatör Yardımcısı olan Meltem Yıldız ile hem hemşirelik mesleğini konuştuk hem de organ bağışı konusundaki detayları…
Meltem Yıldız, 1979 yılında Malatya’da doğmuş. Adapazarı’nda altı yıl hemşire olarak çalışan Yıldız, 2002 yılında tayininin Kartal’a çıkmasıyla birlikte Yavuz Selim Devlet Hastanesi’nde devam etmiş görevine. Kendisi 2007 yılı Temmuz ayından beri aynı hastanedeki Organ Bağış Ünitesi’nde Organ Nakli Koordinatör Yardımcılığı görevini sürdürüyor. Öncelikle hemşirelik mesleğinden başlıyoruz sohbetimize. Hemşirelik mesleğinin büyük özveri istediğini belirten Yıldız; “İnsanları sevmeniz gerekiyor her şeyden önce. Sağlıklı bir insanla iletişim kurmak kolaydır ama hasta olan kişiyle zor.” şeklinde konuşuyor. Aynı zamanda soğukkanlı, dirençli ve de güçlü olmak gerekliymiş. Çünkü her türlü vakayla karşılaşabiliyormuş insan bu meslekte.
Hemşireliği, ‘İnsanların hastalık süresince yaşadığı zamanı kaliteli geçirmesine yardımcı olan kişiler’ olarak tanımlıyor Meltem Hanım ve ekliyor: “Bir hastanın odasına girdiğiniz zaman ‘Nasılsınız?’ demek bile o insan için önemli. Bizler de zaman zaman hasta oluyoruz ve aynı ilgiyi biz de bekliyoruz. O anda hemşire ya da doktor pozisyonunda değilsiniz. Hastasınız çünkü.” Yaşlı ve kimsesiz hastalar… Yemeğini bile yiyemeyecek durumda olanlar... Yemekleri yedirilir, vücut bakımları yapılır, kıyafetleri değiştirilir büyük bir sabırla, yani tedavinin başka bir boyutu devreye girer; şefkat... Bu kadar yıl hemşirelik yapan Meltem Hanım mesleğinin kendisine çok şey kattığını, zamanla olgunlaştığını ve her türlü zorluğa dirençli olduğunu da sözlerine ekleyerek, tüm meslektaşlarının Hemşireler Haftası’nı kutluyor.
| |
|
|
13 yıllık hemşire Meltem Yıldız.
|
“Organ bağışında bulunmaktan çekinmeyelim”
Hemşirelik mesleğinin detaylarından bir başka önemli noktaya geliyoruz şimdi de; organ bağışına. Türkiye’de yaklaşık olarak böbrek nakli bekleyen 14 bin, karaciğer bekleyen 1.500, kalp bekleyen 300 ve kornea bekleyen 5 bin kişi olduğunu öğreniyoruz. 2007 yılında Türkiye genelinde yapılan araştırmaya göre İstanbul’da ilk 9 ayda organ bağış kartı sahibi olanların sayısı ise 20 bin 706. Fakat rakamlar böyle olsa dahi bu konuda ülkemizde hâlâ bir takım tereddüt ve önyargıların olduğunu da belirtelim. Sizleri bu konuda daha fazla aydınlatmak adına Organ Bağış Ünitesi’ni tanıyoruz öncelikle. 2007 yılında Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi’nde kurulan Organ Bağış Ünitesi’nde Meltem Hanım dışında Organ Nakli Koordinatörü Dr. Enis Gümüştekin ve Songül Doğan yer alıyor. Projeye İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün yanı sıra Yavuz Selim Devlet Hastanesi Başhekimi Muzaffer Akyazıcı da destek verenlerden. Konu organ bağışı olunca sözü Meltem Hanım’a bırakıyoruz… “Bir kişinin organlarının nakil olabilmesi için öncelikle beyin ölümünün gerçekleşmesi gerekir. Bunun için de Nöroloji, Nöroşirurji, Anestezi ve Kardiyolog bölümünden uzman dört kişilik hekim kurulu, beyin ölümü tespiti yapar. Gerekli tetkikler ve işlemler yapıldıktan sonra kişinin ailesine organ bağışı teklifinde bulunulur.” Kişilerin organ bağışı konusunda endişe duymalarına gerek olmadığını da belirten Yıldız; “Organ ve doku alınması, saklanması ve nakli hakkında yasamız var. Beyin ölümü gerçekleşmiş vakanın birinci derece yakınları; eşi, reşit çocukları, annesi ve babasına sorularak organ bağışı alınır.” Beyin ölümü tutanağından sonra devreye organ nakli koordinatörleri giriyor, aileyle görüşme yapılıyor ve kişinin organlarını bağışlamayı isteyip istemedikleri soruluyor. Organlar bağışlanmazsa organ nakli koordinatörleri devreden çıkıyor. Bağışlanırsa bölge koordinasyon merkezi ile iletişime geçilerek, belli sıralama ve kriterlerden sonra alıcılar tespit ediliyor ve nakil yapılıyor.
Organ Nakil Ünitesi tüm bu nakil işlemlerinden ayrı olarak insanları bu konuda bilinçlendirmek için tanıtım ve eğitim faaliyetleri de veriyor. “İnsanları bir araya getirebildiğimiz her yerde organ bağışı konusunun inceliklerini, önemini anlatıyoruz. Bu alanda bir fikir sahibi olmalarını ve ön yargılarını yıkmalarını sağlıyoruz, kimlere faydalı olabilecekleri konusunda düşünmelerini istiyoruz.” diyen Meltem Hanım, “Hepimiz bir gün bekleyici konumunda olabiliriz. Bir kişinin organ bağışlaması en az beş kişinin hayat bulması demektir. Organ bekleyen çok sayıda çocuğumuz ve gencimiz var.” sözleriyle, herkesi organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyor.
Organ bağışında bulunmak isteyenlerin 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesinin yerinde olması gerekiyor. Bundan sonra yapacağınız işlem ise oldukça basit. Sağlık Bakanlığı’na bağlı herhangi bir hastanenin organ bağış ünitesine giderek ‘Doku ve Organ Bağışı Kartı’ sahibi olmak. Organ bağışı konusunda her türlü detayı www.onkod.org adresinden öğrenebilirsiniz.
Didem KOCA
|